Etiket: arkadaşına

kızarkadsmı dersane arkadaşına sıktırdim

Selam bu yazacağım hikaye tamamen gerçektir adım osman kız arkadaşım rukiye rukiye çok alımlı iri göğüslü 18 yaşında birl kadın beni aldatmasını istiyordum oda arkadaşı olduğu okan i getirdi ben yokmuş gibi davranıp sıkıseçktı EVE GELDILER KİZ ARKADAŞİM otururken bi an da beni skmenı istiyorum dedi arkadaşına tabi bu bizim planı miz di çocuk sol olmuştu ama hemen bizim ki yapıştı dudaklarına sonra çıkardı ağzına aldı çocukta azdı üzerindeki gömleği çıkardı rukiyeed pembe sutyen vardı sonra pantolonu çıkardı altında siyah dantelli kilotu göründü amin in kılları o deliklerden cikiyordu tamamen soyundular çocuk ta ki yaragi görünce bizimki kapı kilitleme manasıyla yanıma geldi aşkım ben buna dayanamam dedi benim ki on sekiz geliyordu ve benimkinden en az dört beş cm daha büyük ve kalındı git dedim krem al yanına sur sokmadan önce gitti ben kapının kenarına geldim yakadıktan sonra çocuk dedi gireyim artık bu güzel anima rukiye yala ve gevşet dedi çocuk yakıyordu artık anımdan artık sıvılaş gelmeye başladı yavaşça giriyordu ki geri çekildi rukiye sonra kremi sürdü ona ve kendine yavaş yavaş girdi sonra zevk alan aşkım çığlık atmaya başladı götü de sıktıro istiyordu ve orasını sıktı kanlar penis i sarmıştı rukiye boşaldı çocuk amına dayadağ tekra silerld boşaldı
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Kuzenim ve Arkadaşına Birlikte Sapladım

Merhaba ensest sex hikayeleri okuyucu dostlarım, ben sizler gibi sık sık hikaye okyan bir tip değilim ama son bir kaç aydır böyle bir alışkanlığım başladı. Gün aşırı bilgisayar başından veya sırf bu iş için aldığım tabletimden internete düşen yeni porno hikayeleri arayıp buluyor ve bazen bazılarını tekrar tekrar okuyorum. Genelde hikaye ayırt etmem, benim için yeni olmaları yeterli ama eğer mümkünse özellikle akraba sex hikayesi olmaları daha iyi :).
Benim Kezban isminde bir kuzenim var, yaşı 22 ve bende dahil olmak üzere özellikle akraba sex fantazilerinden hoşlananların kesinlikle böyle bir akrabaları, böyle azgın ve sekse düşkün bir kuzenleri olmalı diye düşünüyorum :). Anlatacaklarım tamamen gerçek olaylardır diyeceğim ama her porno hikaye içerisinde bu hatırlatmayı görüyorum o yüzden yazdıklarımı okuduğunuzda gerçekliğine siz karar verin çünkü bende dikkat ediyorum bir hikaye gerçek olup olmadığını daha ilk bir kaç satırda belli ediyor. Ben yaşanılanları yazacağım o yüzden gerçek yada fantazi ürünü olarak algılanıp algılanmaması ile ilgili bir düşüncem yok. Okuduğunuzda sizde anlayacaksınız gerçek olduğunu. Benim adım Serdar, yaşım 25, Gürcistan’da doktora için bulunuyorum. Buraya geleli bir yıla yakın oldu ve ülkemize göre bir çok ürün neredeyse yarı yarıya fiyat farkı ile satılıyor. Kuzenim kendine bir kaç parça eşya almak ve arkadaşlarından Hacer isimli bir kız ile bir hafta kadar tatil yapmak için ziyaretime geldiler. Kezban’ı daha önce çok gördüm haliyle :), ama arkadaşı Hacer ile ilk defa tanışıyordum.
Biz erkekler hep aynıyızdır diye düşünüyorum. Kezban’ı geçin ama Hacer’in nasıl bir kız olduğunu içten içe merak ediyordum. Okulda tabiki bakmaya kıyamayacağınız güzellikte kızlar var ama Hacer bizde bir hafta boyunca kalacak ve bu bir hafta süresinde belki yatak arkadaşlığı yapacaktık. Yani benim içten içe hayal ettiğim oydu o yüzden gelmelerine yakın güzel bir traş oldum, fiyaka kıyafetlerimi giydim, evin içini temizledim. Elimden geldiği kadar kendimi onlara bakımlı, kibar ve seksi göstermek istiyordum. Bu hazırlıklarım öyle uzun günlerce sürmedi tabi, beni aradıklarında bir hafta sonrasına geleceklerini söylemişlerdi, ben onlar gelmeden bir gün önce temizliklere ve kişisel bakıma zaman ayırmıştım :). Yani nihayetinde üniversite öğrencisiyim, saç sakal zaman zaman birbirine giriyor, evin içi dağınık oluyor falan. Her neyse evi adam ettikten sonra kendimede biraz baktıktan sonra ertesi gün Kezban ve arkadaşı çıkageldiler.
Havaalanına onları almaya gittiğimde yalan yok biraz heyecan vardı. Hacer’in sosyal ağ üzerinden bir kaç resmine bakmıştım yani o yüzden biraz heyecan vardı. Resimlerde gördüğüm kadarıyla oldukça güzel, seksi ve verişgen bir tipi vardı :). Havaalanında yarım saat kadar bekledikten sonra Kezban ve Hacer çıkageldiler. Kezban’ın üzerinde siyah bir kot pantolon ve kırmızı kareli, oduncu gömleği tarzında bir gömlek vardı. Kırmızı ve siyahın uyumunada bayılırım laf aramızda. Hacer’in üzerinde ise dizlerinin üzerine kadar gelen bir etek, üzerinde de beyaz bir bluz vardı. O ana kadar “Kezban kuzenim nasıl olsa onu siktir et ama Hacer’e her türlü yazıl” gibi şeyler söylüyordum kendi kendime ama kızların ikisinide görünce gerçekten dibim düşmüştü. Kezban ile iki belki üç yıldan fazladır görüşmüyordum ve benim hatırladığım Kezban bu kadar bakımlı bir kız değildi :). Resmen ikiside parıl parıl parlıyorlardı ve ikisinde de bir star havası vardı. O an kendimi o kadar şanslı hissettim ki, böylesine seksi ve güzel iki kızla bir hafta aynı evde kalacaktım.
Havaalanında ayaküstü tanışa faslından sonra yorgun olup olmadıklarını, direk eve geçmek isteyip istemediklerini sordum. İkisi de eve geçmeden önce biraz dolaşmak istediklerini söyleyince yaklaşık iki saat kadar dışarıda zaman geçirdik. Kızları sürekli göz altından süzüyordum, sık sık götlerine bakmak için arkadan arkadan gidiyordum. Hacer’in götü gayet güzel, dolgun ve sikiş için idealdi ama kuzenim Kezban’da o kadar büyük bir göt vardı ki kız her adım attığında bir sağa bir sola sallanan götünü izlemekten başım dönüyordu diyebilirim :). Kızlar beni o iki saatlki gezinti sırasında defalarca kez sertleştirdiler ve onlar sağa sola bakarken ben ikisiyle beraber yatağa girdiğimi, ikisini grup olarak siktiğimi falan düşünüyordum. Dışarıda gezerken inanın bana kızlara öyle göz altından bakan sadece ben değildim. Yani oranın kızı olmadıkları her hallerinden belliydi. İkisi birden bir turistiz diye bağırıyorlardı adeta o yüzden benimle beraber bir düzine erkeğin daha bunları aşk dolu gözlerle baktıklarına şahitim.
Gezintimiz bittiğinde kızlarla beraber eve geçtik. İçeri girer girmez önce Hacer “duş alabilirmiyim” diyerek banyonun yerini sordu. Ardından Kezban “dur beraber girelim” diyerek Hacer ile beraber duşa girdiler. Yani bu davranışa bende şaşıp kalmıştım. Birlikte duşa girmeleri beni çok şaşırtmıştı ve ister istemez duşta girecekleri, girme ihtimali olan lezbiyen ilişkiyi düşünmeye başladım. İkisi birlikte duşa girince e haliyle bende banyonun kapısının deliğinden onları izlemeye başladım. Düşündüğüm gibi olmamıştı ama. Önce Hacer duşakabin’in içine girip duş almaya başlamıştı, Kezban’da o sırada aynanın karşısında yüzündeki makyajı siliyordu. Zaten Hacer duştan çıkana kadar Kezban’ın da işleri ancak bitmiti ve dakikalarca kapının önünde durup onları gözletlediğimde bir an bile birbirlerine o gözle baktıklarını ne yazıkki göremedim :). Hacer duştan çıkıp havlusuna sarılıp aynanın karşısına geçince bu defa Kezban girdi duşa. En fazla gördüğüm manzara külotlu halleriden ibaretti.
Bir birlerinin karşısında sütyen takmadan rahat bir şekilde işlerini halledebiliyorlardı ama külotsuz kaldıklarını göremedim, görmeyi çok istememe rağmen ne yazıkki o kadar da rahat kızlar değillerdi. Derken Hacer aynanın karşısına geçtiğinde kurulanarak makyajını yapıp dışarı çıkmak için hareketlendi. Bende o sırada hemen banyonun önünden ayrıldım ve salona geçerek televizyon izlemeye başladım. Hacer önce Kezban ile beraber kalacakları odaya giderek üzerine birşeyler giydi ve yanıma geldi. Üzerinde ki o lacivert şortu o kadar da kısa değildi ama külot giymediği net bir şekilde belli oluyordu çünkü kısa olmasada şort öyle dardı ki eğer cesaretimi toplayıp amına doğru bakabiliyorsam amının izini şortun üzerinden görebiliyordum ama bunu o kadar sık sık yapamıyordum. Birşey söylemek için ona doğru baktığımda öyle bir kaç saniyeliğine gözümü amına doğru kaydırıp kısa bir süreliğine kabaran amcığına bakıyordum. Amına bakmak biraz zor olsada götünü izlemek o kadar keyifliydi ki.
O da sanki bana sürekli götünü göstermek istiyormuş gibi önce ayağa kalkıp kumandayı aldı ve kanalları değiştirip müzik kanalı açmak istedi. Sonra “bir barda su alıp geleyim, sende içer misin” diyerek mutfağa gitti. Bir kaç dakika oturduktan sonra “evinin manzarası nasılmış bir bakayım” diyerek camın önüne geçti. Yani buna benzer bir sürü bahane ile sürekli ayağa kalkıyor ve iç çamaşırsız giydiği şortundan taşan o muhteşem götünü bana izlettiriyordu. Kezban duştan çıkana kadar belki yarım saat boyunca Hacer’in o güzel götünü büyük bir keyif ve sertleşmek için fırsat kollayan yarrağım ile beraber izledim durdum. Buraya gelmelerinin nedeni alışverişti ama onun için yarın dışarı çıkacaktık. Kezban’da banyodan çıktıktan sonra Hacer’e gülümseyerek bakmaya ve göz ucuylada arada bir bana bakarak “biraz dinlenelim mi? akşam Serdar bizi gece hayatına götürür belki” dedi. Ben hemen atıldım “tabi kızlar, neden götürmeyeyim, biraz dinlenin evet, gece daha hareketli olacak” diyerek güldüm.
Kezban içeri girdiğinde yüz yüze duruyorduk, yani karşılıklı olarak ve o da salona gelmeden evvel odasıa giderek üzerine birşeyler giymişti. Onun üzerinde de Hacer’in şortunu aratmayacak bir şort ve üzerinde de askılı bir atlet vardı. Yalnız Hacer’in aksine Kezban’da külot vardı, izleri arkasından baktığımda belli oluyordu. Yalnız yalan yok ikisinin götü de o kadar güzel di ki eğer onlara o dakika sikişecek olsam önce götlerini yalamakla başlardım. Böyle dediğime bakmayın göt hastası biri değilim fakat böylesine yapılı ve dolgun götleri görünce aklım şaştı. Kızlar dinlenmek üzere odalarına gittiklerinde salonda tek başıma kalmıştım ve yarrağımı avuçlayarak sıkıca tuttum ve bir kaç saniyeliğine ikisinide düşünerek yarrağımı sıkmaya devam ettim. Bir şekilde bu tatil süresince ikisiylede birşeyler yaşamam gerekiyordu, en azından Hacer ile aramızda birşeylerin olması şarttı. Eğer olmazsa gerçetken hayatım boyunca unutamayacağım psikolojik sorunlarım olabilirdi :).
Bir kaç saat odalarında dinlendikten sonra önce Kezban odadan çıktı ve “ee kuzen naber nasılsın, bi sohbet edemedik doğru düzgün, okul nasıl gidiyor, Gürcistan’ın kızları ile aran nasıl” diyerek sohbet açtı. Aslına bakarsanız Gürcistan’a geldikten sonra dört tane kız ile birlikteliğim oldu ve dördüde farklı ülkelerden benim gibi doktora için gelen tipler. Tabi Kezban’a bunu söylemedim ve “aman ne olsun ya, bizim oraların kızları gibi değil, mesela sizi gördüğüme o kadar sevindim ki anlatmam. Uzun zamandır kıza hasret kalmışım meğerse” dedim ve gülümsedim. Amacımı belli etmek için bundan daha iyi bir fırsatım olamazdı o yüzden Hacer odasından çıkana kadar elimden geldiği kadar kuzenime yavşadım. Öyle ki onun güzelliğinden, görmeyeli ne kadar çekici bir kız olduğundan, kuzenim olmasa ona neler neler yapacağımdan bahsettim ve bunların hepsini dinlerken yüzünde bir gülümseme eksik olmadı. Yaklaşık onbeş dakika kadar sohbet ettikten sonra Hacer’de üzerine elbiselerini giyerek salona geldi.
Hacer’den sonra Kezban’da “o zaman bende hazırlanayım hemen çıkalım, yemeği dışarıda yeriz” dedi ve Hacer ile beni baş başa bırakarak odasına kıyafetlerini giymeye gitti. Hacer’in üzerinde gece için seçtiği kıyafeti vardı ve tek parça mavi bir elbiseydi. Elbise; dizlerinin üzerinde bir etek ve kolları kısa fakat boğaz kısmı kapalı bluzdan oluşuyordu. Yani tek parçaydı ve beni tahrik eden tek tarafı mini eteğinin ortaya çıkarttığı bacakları olmuştu. Yani pek seksi denilebilecek bir elbise olmasada Kezban bu durumu telafi etti. Kezban kıyafetini giyip geldiğinde elimde olmadan “vaov süper olmuşsun” demekten kendimi alamadım. Kuzenimin üzerinde daracık beyaz bir kot pantolon vardı, içinde ki tanga külotunun yan ipleri belli belirsiz börünüyordu ve üzerindeki beyaz transparan bluzunun içerisi görünüyordu. İçinden sütyen giymemiş olsa emin olun kuzenimin göğüsleri açıkça ortada sallanabilirdi ama olsun sütyenli halide bana o tepkiyi verdirmişti :).
Dışarı çıkarken apartmanın önünde “içki içiyor musunuz yoksa içkisiz bir yere mi gidelim” diye sordum. İkisi birden kahkaha atarak “içkisiz gece hayatımı olur ya” dediler ve en lüx, en gözde barlardan bir kaçına gitmek istediler. Yani burada gece hayatıda o kadar pahalı değildir, özellikle bu tür bar ortamlarında inanamayacağınız kadar ucuz bir bütçe ile geceyi sabaha kavuşturabilirsinzi. Tabi o kadar alkol alacak bünyeye sahipseniz. Dedikleri gibi en gözde, en lüx barlardan ikisine uğradık. İlkinde biradan başka birşey içmek istememişlerdi ama masaya bir tane otuzbeşlik jack daniels viski açtırdım ve hem bira hem viski takılmaya başladık. İlk bardan çıkmamız iki saatimizi almıştı ve bardan çıkarken bırakın kızları benim bile kafam bir milyondu ve ikinci bir bara gitmek yerine eve geçmeyi daha çok tercih ediyordum ama kuzenim ve Hacer sanki iplerinden kopmuş deli dana gibi öyle istekli, öyle meraklılardı ki o bardan çıkıp bir süre dolaştıktan sonra ikinci bar’a girdik mecburen :).
Yalnız bar’a girdiğimizde tabi ki burda ki kızların alımları, işveleri bambaşka ama kuzenime ve arkadaşına bir bakan dönüp tekrar bakıyordu. Kafam güzel olsada ara ara sertleştiğimi itiraf etmek istiyorum :). İkinci bar’a girdiğimizde ilkindeki kadar aktif olamadık, ikincisinde kişi başı bir yada ikişer şat tekila içtik. Zaten daha fazlası için ne isteğim vardı nede bünyede tekilalar için yer vardı. Orada oturmamız yarım saatten uzun ama bir saatten de kısa sürmüştü. Kızlar “artık içmeyelim biraz dolaşalım” diyerek bar’dan çıkmak istediler. Tabi bu işler istemekle olmuyor :). Hacer’in kafası o kadar güzel olmuştu ki ayağa kalktığında şöyle bir sallanıp tekrar yerine oturması bir iki saniye sürmüştü. Bu arada böyle içkili ortamlara girecek olanlar varsa ve tekila ile viski yi karıştırmanızı isterlerse kesinlikle yanaşmayın derim. Dünyanın döndüğünün farkına varmak insanın midesini o kadar bulandırıyor ki etrafınızda kim olursa olsun hiç umursamadan sağa sola kusabilirsiniz :).
Şahsen benim midem o derece bulanıyor, kafam hiç durmadan dönüyordu. Bir kaç dakika öylece oturduk ve mümkün olmayacağını bilsekte kendimize azda olsa gelmeyi bekledik, tabi gelemedik. İkinci bar’dan çıkarken birbirimizin kollarına tutunarak çıkıyorduk. Kızlardan farkım yoktu inanın benimde kafam o kadar güzeldi ki artık dayanamadım ve “bence yeter kızlar, eve gidelim yoksa bir yere düşüp kalacağız” dedim. Bar’ın önünde bu sözüme en az iki dakika kahkaha atarak güldük :). Yani öyle dakikalarca gülünecek bir söz değil ama düşmemek için yanındaki kıza tutunan ve konuşurken kızların yüzüne değilde sağa sola bakan birinin düştüğü bu durum gerçekten kahkahalık bir durumdu. Oracıkta gülüşmelerimiz bittiğinde hemen bir taksi çevirdik ve adresi vererek doğru eve gittik. Apartmanın önüne vardığımızda yukarı çıkarken akla karayı seçtik resmen ama nihayetinde eve girdiğimizde kızlarla beraber odalarına girdim, üçümüz birden yatağa neredeyse üst üste uzanarak öylece kalakaldık.
Ne benim seksi düşünecek halim vardı, nede sertleşmeye mecalim vardı. Yaptığımız tek şey yatağa uzanıp belirli belirsiz konular üzerinden saçma sapan muhabbetler etmekti. Belki beş dakika belkide on dakika kadar öyle sohbet ettikten sonra üçümüzde olduğumuz yerde sızdık kaldık. Sabah gözümü açtığımda Hacer ile koyun koyuna yatıyordum. Kuzenim Kezban bizden önce uyanmış, duşa girmiş ve mutfaktakilerle, yani elde olanlarla bize kahvaltı hazırlamıştı. O gün okula iki saatliğine gitmem gerektiğinden kahvaltıdan sonra, saat onbir civarında evden çıkıp okula gittim. Okulda dersler bitince eve geldiğimde kızların dışarı çıktıklarını fark ettim ve telefon açıp eve geldiğimi haber ettim. Onlarda pek uzaklaşmamışlardı zaten, etrafta dolaşmak ve kıyafet veya makyaj ürünleri gibi birşeyler almak üzere sağda solda geziyorlarmış. Geldiklerinde yemek için tekrar dışarı çıktık. O gün üzerlerinde dün geceki kıyafetleri yoktu tabi. O gün, gün boyu Kuzenim kot ve tişört takılmıştı, arkadaşı Hacer ise yine bir etek ve gömlek giymişti.
O günde olabildiğince onları izleyerek ara ara iç çamaşırımı ıslattığımı itiraf etmek isterim. Gün boyu hem onlarla alışveriş için dolaştım, hemde akşam için neler yapabiliriz, nereye gideriz diye ara ara konuştuk. Akşam olduğunda dün gittiğimiz yerlerin haricinde başka bir yere gitmek istediler. Aslında o günün sabahında alkolün etkisi ile saatlerce başım ağrımış ve midem bulanmıştı. Bu gün yine öyle bir geceyi kaldıramazdım ama onlar isteyince mecburen yine aynı şekilde bir plan yaptık. Tabi onların planının yanı sıra ikinci gün ben kendime bambaşka bir plan yaptım. Akşam saat on civarı dışarı çıktığımızda yine bir bar’a girdik. Onlar yine dünkü gibi otuzbeşlik bir viski istediler ama yanında fazla değil sadece birer bardak bira içtiler. Ardından ne kadar temkinli davranılarsa davransınlar neticede sarhoş olmuşlardı fakat ben yaptığım plan doğrultusunda ilerleyerek elimden geldiği kadar az içiyordum. Akşama, eve geçtiğimizde kafamın güzel olmaması gerekiyordu.
Güzel olsun ama kendimi kaybedecek kadar güzel olmamalıydı. O yüzden ilk bar’da pek fazla içmedim sadece viskiden iki kadeh aldım, bir bardak biramdan da üç beş yudum aldım o kadar. İlk bardan çıkarken benim kafam yerindeydi ama kızlar yine kendilerini kaybetmişlerdi. İkinci bar’a bu defa Kezban girmek istemedi ve biraz doşalmak istedi ama dolaşıp yorulmamak ve eve vardığımızda yorgunluktan sızmamaları için “boşverin gezmeyi, o işi yarın ayık kafa ile hallederiz” dedim ve ikinci bir bar’a sokarak birer ikişer kadehte orada içtik. Ben yine temkinli davranıyordum, sarhoş olmamak için çok dikkatli içiyordum. İkinci bar’dan çıktığımızda kızlar yine dün olduğu gibi birbirlerine tutunarak ayakta duruyorlardı. Aralarına geçtim ve kollarına girerek bir taksiye bindirip doğru eve götürdüm. İkisi de öyle sallanıyorlardı ki bazen beni bile düşürecek kadar kendilerini bırakıyorlar, ayakta duramıyorlardı. Apartmanın önüne vardığımızda merdivenlerden çıkmamız resmen işkence gibiydi ama sonunda ki ödülü düşündükçe hızla basamakları atarak ikisininde kollarına girerek çıkartmıştım.
Eve girdiğimizde dünkü gibi yine odalarına girdik, ikisini de yata yatırdım ve aralarına yatarak sohbet açmaya başladım. Odanın ışığı o kadar aydınlık geliyordu ki hemen yataktan fırlayıp ışığı kapatarak ara koridorun ışığını açtım. İçeride loş bir ortam vardı ve artık birşeyler yapmak üzere girişimde bulunabilirdim. İlk yaptığım şey Hacer’in elini tutmak olmuştu. Elinin üzerine elimi koyduğumda başımı hafif ona doğru çevirdim ve vereceği tepkiye göre ileri gidip gitmemeyi düşünüyordum. Göz göze geldiğmizde o sex dolu bakışları bana ileri gitmemi söylüyordu. Hacer’in elini tuttum ve yarrağımın üzerine koydum. Kuzenime durumu belli etmemek için temkinli davranıyordum. Hacer yarrağımı elinin altında hissedince sıkıca tuttu ve yavaş yavaş okşamaya başladı. Tabi onunla yetinmek istemiyordum o yüzden Hacer yarrağımı avuçlayıp okşarken bende elimi yavaşça kuzenimin amının üzerine koydum ve bir süre öylece bekledim. Kuzenim elimin üzerine elini koyup amını okşatmaya başlayınca istediğim olmuştu.
Ne kuzenimin Hacer’e yarrağımı okşattığımdan, nede Hacer’in kuzenimin amını okşadığımdan haberi yoktu. Bir süre bu böylece devam etti. Belki iki dakika boyunca sessiz bir şekilde gizli gizli, loş ışıkta oynaşmaya devam ettik. Ardından ben kızların arasından kalktım ve ikisine manalı manalı bakarak ellerimi göğüslerine koyup ikisinide okşamaya başladım. İlk yaptıkları şey başlarını birbirlerine çevirerek bakışmak olmuştu. İşte tam o dakika hem kuzenimle hemde Hacerle sikiş başlamıştı diyebilirim. Önce kuzenimin dudaklarına yaklaştım ve dilimi ağzının içine sokarak uzun uzun emdirdim. O sırada elimin biri Hacer’in memelerinin üzerinde duruyordu. Oradan yukarı doğru çıkarttım ve elimi ağzının üzerine koyarak baş parmağımı ağzına verip emdirmeye başladım. Hacer tombul parmağımı öyle güzel emiyordu ki sanki ağzında ki baş parmağım değilde yarrağımdı. Uzun uzun emdirdikten sonra kuzenimin dudaklarından uzaklaşarak Hacer’in dudaklarına yumulup emmeye başladım.
Tabi bu sırada kuzenimi ihmal etmiyor, bu sefer diğer elimin baş parmağını kuzenimin ağzına vermiştim. Bir kaç dakikalık bu ön sevişmenin ardından aralarından komple kalktıp, ayakta üzerimdekilerin hepsini çıkarttım ve tekrar aralarına yatarak “hadi kızlar sizde soyunun” dedim. İkiside yattıkları yerden soyunmaya başladılar ama pek başarılı olamadılar. Kafaları öyle güzeldi ki soyunmaları için yardımcı olmam gerekiyordu. Üzerlerindeki bluzlarından, tişörtlerinden tutunda altında ki külotlarına kadar ellerimle çıkarttım. Bir süre yarıbaygın bir halde bana eşlik ettiler ama seks arzusu bedenlerini sardığında artık yatağın üzerinde doğrularak ilişkiye aktif bir şekilde katılabiliyorlardı. Yatağın üzerinde bir kuzenimi bir Hacer’i dudaklarından öperek amlarını avuçlamayı sürdürdüm. Ardından yatağa uzandım ve kuzenime “yarrağımı ağzına alsa” diyerek oral sex için başını yarrağıma doğru itekledim. O yarrağımı emerken Hacer’e de “amını ağzıma getir” dedim ve amının içine kadar dilimi sokarak onu zevkten inim inim inlettim.
Bir süre bu yalaşmalar devam etti, ardından içine ilk girdiğim kişi kuzenim olmuştu. Yatağın üzerinde domaltarak arkasına geçtim ve yarrağımı kuzenimin amına sokup yavaş yavaş çıkmaya başladım. Ben kuzenimle sex yaparken Hacer’de kuzenimin önüne yatmış, bacaklarını ayırmış ve amını yalatıyordu. Bilemiyorum daha önce böyle bir ilişkileri oldu mu ama hiç yabancılık çekmeden gayet rahat bir şekilde lezbiyen ilişki içerisine girmişlerdi. Belki alkolden belkide tecrübedendir bilemiyorum ama onların bu yakınlaşması beni zevkten delirtmişti ve halimden öyle memnundum ki dakikalarca kuzenimin amının içine girmeye devam ettim. Sonunda kuzenim alkollü olmasına rağmen bir süre sonra o pozisyonda, Hacer’in amını yalarken birden üzerine yığılıverdi ve Hacer’i sıkıca kavrayarak orgazm olmaya başladı. O orgazm olurken bir an olsun durmadım ve hatta daha hızlı sikmeye başladım. Diyebilirim ki kuzenimi sike sike inlettim ve çığlık çığlığa bıraktım.
Orgazm olduktan sonra öyle halsiz kalmıştı ki zaten bünyesinde alkol olduğundan çok geçmeden sızmıştı. Gerçi halsiz ve hareketsiz kalınca amından çıktığım için sızmış olması daha yüksek bir ihtimal ama ben kuzenimi yatakta yüz üstü yatar bir şeklide bıraktıktan sonra Hacer biraz kenara geçerek bacaklarını ayırıp beni üzerine davet etti. Yarrağım biraz önce kuzenimin amının içinden çıktığı için hafif nemli ve kaygan olduğundan ve Hacer’in amıda biraz evvel yalanıp sırılsıklam edildiğinden birleşmemiz çok kolay olmuştu. Hacer’in amına girdiğimde öyle bir oh çekti ki sanki yıllardır içine girmemiş bekliyormuşcasına derinden bir oh çekmeydi bu. Üzerine tüm ağırlığımı verip onu kiralık bir fahişe siker gibi siktim. Kız öyle azgındı ki bir an olsun susmadan sürekli inleyerek “sik beni, kullan beni” diyordu. Dediğini en iyi şekilde yaptım, elimden geldiği kadar uzun bir süre siktim. Hacer, kuzenimden daha dayanıklı çıkmıştı ve üzerinde belki kırk dakika kadar durdum.
Zaman zaman iniltimize kuzenimde uyanıyor ve göz ucuyla bakarak gülümseyip tekrar uykuya dalıyordu. Kırk dakika hiç pozisyon değiştirmedim, Hacer’i misyoner pozisyonda sikip hem onu hem kendimi kudurttum :). Sonunda da Hacer “artık geliyorum” diyerek ellerini çarşafın üzerine atıp sıkıca yatağa kavradıktan sonra kendini sıkarak orgazm oldu. Daha fazla durmak ve içine bir kaç damla sperm kaçırmamak için bende her ne kadar daha saatlerce sikişebilecek potansiyele sahip olsamda hızla girip çıkarak yarrağımı dışarı çıkartıp Hacer’in göbeğinin üzerine doğru boşaldım. Yalnız boşaldıktan sonra benim için ilişki henüz bitmemişti. Hem benim için hemde Hacer için bitmemişti. Tüm spermlerimi Hacer’in üzerine boşalttıktan sonra Hacer elini atıp spermlerimi vücudunun her tarafına, özellikle memelerinin üzerine doğru yaydı ve elini uzatarak ucunda hala bir kaç damla sperm lekesi olan yarrağımı çekiştire çekiştire kendine doğru yaklaştırdı. Ben acaba ne yapacak diye beklerken bir anda yapacağını yaptı.
Önce yarrağımın üzerine, tam başına ufak bir öpücük kondurup o bir iki damlalık spermleri dudağına bulaştırdı. Ardından ağzını sonuna kadar açarak yarrağımı boğazına doğru sokturdu. Kız bu işte profesyonel gibiydi, sanki gerçekten bir fahişeydi. Derin bir saksonun ardından yarrağımı emerek son sperm damlalarınıda içimden çıkarttı. O gece üzerindeki spermleri yastığa silerek olduğu yere sızdı, tabi bende. Ertesi sabah olduğunda gözlerimi açtığında kuzenim ve Hacer hala uyuyorlardı. Hemen kalkıp duşa girdim, temizlendim ve kahvaltı için dışarıdan birşeyler alıp geldim. Eve geldiğimde kuzenim ve Hacer’de uyanmış ve duştan çıkmışlardı. Eve girdiğimde önce kuzenim ardından Hacer dudağıma bir öpücük kondurdular ve “ee kahvaltıda ne var” diyerek elimdekileri alıp kahvaltı masasına götürdüler. O günden sonra tatilleri bitene kadar, Gürcistan’dan gidene kadar hiç abartmadan söylüyorum ki karı koca hayatı yaşadık. Ne Hacer kuzenimden, nede kuzenim Hacer’den beni kıskanıyordu.
Çok uyumlu bir çift olmuştuk. Ülkeye dönerlerken tekrar gelmeleri için her fırsatta, aklıma her geldiğinde “en kısa zamanda tekrar bekliyorum bak” diyerek gönderdim. İkisi de gördüğüm kadarıyla en az benim kadar isteklilerdi. Bakalım geçen telefonda görüştüğümüzde kuzenim “bir kaç haftaya kadar tekrar geliyoruz” dedi. Şuan bu hikayeyi sizlere yazarken geldiklerinde yaşayacaklarımızı düşünüyorum da, heyecandan zaman zaman kalbim çarpıyor :).

oglumun arkadasına ders verirken verdim

Evde temizliğe girişmiştim o gün… Üzerimde bir tişört, bir pantolon uğraşıp duruyordum. Bitirmek üzereyken kapı çalındı, söylenerek gidip kapıyı açtım. Oğlumun liseden arkadaşı Sinan vardı kapıda… Evde buluşup bilgisayara bakacaklarmış, ama benimki birkaç arkadaşıyla halı saha maçına gitmişti, evde yoktu.         – “Hakan bir iki saate kadar gelir. Gel sen onun odasına geç. Yabancı değilsin nasıl olsa…” diyerek içeri aldım.                                 Çoğu zaman birbirlerine gider gelirler, bilgisayar başında oyunlarla vakit geçirirlerdi. Tabi her ergen gibi benim azgın oğlum Hakan da, kankası Sinan da pornoya falan acaip ilgi duyuyorlardı. Birkaç kez kendilerini kaptırıp hoparlörün sesini kısmayı unutmuşlardı. İçeriden gelen inlemelerden internetten indirdikleri porno filmi izlediklerine tanık olmuştum. Yaşları icabı normaldir diye yüzlerine vurmamıştım çocukların. Dışarıya gidip başka şeylere bulaşmasınlar da, varsın seks filmi izlesinler, mastürbasyon yapsınlar… Hem benim azgın oğlumun da normal bir erkek olarak gelişimini sürdürmesi, bir anne sıfatıyla hoşuma gidiyordu.         Hoşuma giden bir başka şey de, Sinan’ın her geldiğinde kaçamak bakışlarla beni süzmesiydi. 16 yaşında bir ergenin ilgisini çektiğime göre bende iş vardı demek ki… Eh, doğal kızıl saçlı, yeşil gözlü, dolgun balık eti vücutlu, büyük göğüslerim ve dolgun kalçalarımla pek ilgi çekmeyecek kadın değildim doğrusu… Dışarı çıktığımda erkeklerin bakışlarını üzerimde hissetmenin yanında bu yeni yetmelerin de hayran  hayran bakmaları gururumu okşuyordu.         Zorla mutfağa aldım Sinan’ı… Bir parça börek, kola çıkarıp verdim. Teşekkür etti. O verdiklerimi yerken mutfakta oyalandım. Keratanın gözleri yine benim üstümdeydi. Kaçamak kaçamak bana bakıyordu, farkındaydım. Anlaşılan en yakın arkadaşının annesi olmamı pek takmıyordu kafaya… Hınzır bu kadar dikkatle baktığına göre, kimbilir, mastürbasyon yaparken beni hayal ediyordu belki de…                                 Holdeki boy aynasının önüne gidip kendime baktım. İçime sütyen giymemiştim rahat etmek için… Kabarık, koyu renkli meme uçlarımın olduğu gibi göründüğünü fark ettim. Demek bunun için sürekli bana bakıyordu. Bu arada Sinan mutfaktan çıkıp yanıma geldi,         – “İzin verirseniz, ben Hakan’ın odasına gidip bilgisayara gireyim o gelene kadar…” diyerek izin istedi.         – “Tabi, istediğini yap Sinancım, izine gerek yok…” dedim.         Oğlumun odasına kapandı. Ben de kalan bir iki işi bitirip kendime çay demledim. Bir bardak çay içip dinlendim. Sonra aklıma Sinan geldi. Hem çay içireyim, hem de bir bakıp kontrol edeyim diye düşündüm. Odaya yaklaştığımda her zaman olduğu gibi, yine bilgisayarın sesi kısık da olsa, izlediği seks filminden gelen sesleri, inlemeleri duydum. Niye kulaklık kullanmıyordu bu çocuklar böyle… Merakıma yenik düştüm, eğilip anahtar deliğine gözümü dayadım.         Sinan bilgisayar masasına oturmuş, ekrana gözlerini dikmişti. Eli önünde, sürekli hareket halindeydi. Gülmemek için kendimi zor tuttum. Ah şu ergenlik… Buldukları her fırsatta mastürbasyon yapıyorlardı. Üstelik benim duyabileceğimi de düşünemiyordu geri zekalı azgın… Bak sen şu pisliğe… Filmdeki sikilen kadının zevk feryatları biraz yükselince eli sikinde, telaşla kalkıp sesi biraz daha kıstı. Şimdi pek duyulmuyordu.                                 Ama şimdi de kapıya doğru dönen Sinan’ın sıvazlayıp durduğu erkeklik organı görüş açıma girmişti. Gözlerim faltaşı gibi açılıverdi. Ne kadar büyüktü bu oğlanın siki… Aleti dimdik havaya kalkmış, iki eliyle avuçladığı halde bir kısmı meydanda kalıyordu. Offf… Manzarayı görünce içim bir hoş oldu.         İkimiz yalnızdık koca evde… Oğlanı ergen diye suçluyordum ama ben de otuzunu geçmiş bir kadın olarak ondan farklı değildim pek…   Kadınlık hormonlarım zirvelerde geziniyordu son zamanlarda… Doymak bilmiyordum. Kocamı taciz edip duruyordum sürekli… Adamcağız şikayete başlamıştı benden; sıklaşmaya, gecelerimizi kaplamaya başlayan seks yaşantımızdan….         – “Ne oldu sana böyle? Doymak bilmiyorsun… Bitirdin beni, iliklerimi kuruttun… Sürekli seks istiyorsun… Bırak, biraz uyumam gerek…” diyor, benden kaçıyordu.         Genç kızlık, yeni evlilik dönemini geçmiştim, bir çocuk doğurmuş, ömrümün yarısında şarap gibi yıllanmış, tatlanmıştım bence… Seksi de tadına vararak, değişik şeyler, fanteziler, pozisyonlar uygulayarak, aldığımız zevki arttırarak yapmak istiyordum. Doyumsuz bir kadın haline gelmiştim.         Ev halkının işte, okulda olduğu gündüz vaktimin çoğunu bilgisayarın, internetin başında geçirir olmuştum. Oğlanın bilgisayarındaki gizli klasörlerinden erotik resimler, filmler, pornolar, hikayeler… İnternette tanımadığım insanlarla, erkeklerle, hatta kadınlarla kimliğimi saklayarak seks muhabbetleri…         Ve… Utanıyordum bundan ama, kendimi tutamıyordum,  webcam programları… Bacaklarımın arasına odakladığım kameradan yüzümü göstermeden, azgınlıktan dumanı tüten, koca yaraklı yabancı erkeklerin karşısında amımı götümü okşayarak, parmaklayarak teşhirler, karşılıklı mastürbasyonlar, takma adımı haykırarak boşalmaları, benim orgazmlarım…                                 İşte, oda kapısının anahtar deliğinden oğlumun arkadaşının mastürbasyon yapmasını röntgenlerken bu duygular vardı içimde… Oğlanın uzun sikini görünce ateşim yükselmişti. Elimi apış arama götürüp pantolonun üzerinden amıma bastırdım. Kasıklarıma kan yürümüştü sanki… Alev alev yanıyordu, kadınlığımın dudaklarının şiştiğini hissediyordum… Sıkıp bıraktım, ovaladım. Fayda etmedi. Ateşim daha da arttı. Duramıyordum. Vajinamın içleri kaşınıyordu sanki, kaşıyacak bir şeyler istiyordu. Libidom tavan yapmıştı. Arzular şelale derler ya…         Dudaklarımı ısırarak, amımı ovalayarak anahtar deliğinden baktım bir süre… Daha fazla dayanamayacaktım. Doğruldum, hızla yatak odasına gittim. Aceleyle üstümdekileri çıkarıp ince kumaşlı kloş bir mini etekle, ip askılı bir bluz geçiriverdim. Yine sütyen yoktu, tanga külodum vardı sadece içimde… Seks isteğiyle kabarıp sertleşen meme uçlarımın belirginleşmesine, sütyensiz bluzun üstünden görünmesine aldırmadım. Kötücül amaçlarıma daha uygundu bu görüntü…                                 Saçlarımı şöyle bir havalandırıp bir iki kızıl renk ruj darbesi, baharatlı, erotik bir parfüm bulutuyla işimi bitirdim. Koşar adım odaya gittim. Bir saniye durup sakinleştim, sonra kapıyı aniden açıverdim. Benim ufaklık kapının tokmağı oynadığı anda panik olmuş, bilgisayardaki filmi kapatmayı becermiş ama havaya kalkmış azman sikini gizleyememişti… İki büklüm olup pantolonun içine sikini zorlukla sokmaya çalışırken ben göreceğimi görmüştüm.         – “Sinan, çay içer misin diyecektim…” dedim içeri girdiğim anda… Sonra şaşırmış gibi yapıp kaldım. Oğlanın yüzü kıpkırmızı olmuş, utancından yerin dibine geçsem mi moduna girmişti… Yanına gittim, gülümseyerek,           – “Neden utanıyorsun Sinan?” diye sordum. .         – “Şeyy…” diye kekeledi. Başka bir şey söyleyemedi, sustu kaldı. Elimi omzuna koyarak okşadım, bir büyük, bir öğretmen havasıyla,         – “Bak, bunda utanacak bir şey yok canım… Bu doğaldır. Her genç ergenlik döneminde, hatta sonrasında da bunu yapar. Yalnız değilsin yani, merak etme… Daha önce benim Hakan’ı da çok yakaladım bu şekilde… Sakın kafana takayım deme… Ailene de söylemem, merak etme…” diyerek rahatlatmaya çalıştım. Gerçekten biraz rahatlamış görünüyordu.         – “Ne izliyordun peki bu kadar merakla? Ben de merak ettim seni böyle etkileyen filmi… Açsana şunu…” dedim…         Sanki dişi sinek görse sikleri kalkan bu ergenlerin, etkilenmek için film seyretmeleri gerekiyormuş gibi… Bu ufaklığın altına yatabilmek için ortam yaratmak istiyordum sadece…         İzlediği filmi açtı. Kocaman sikli bir porno yıldızı, uzun kızıl saçlı, yeşil gözlü bir kadını evire çevire sikiyordu. Omuzunun üzerinden uzanıp, göğüslerimi özellikle bastıra bastıra mausu elinden okşarcasına aldım, sesi biraz daha, iyice açtım. Adam dakikalarca feryat figan becerdi kadını, son anda sikini çıkarıp kadının ağzına verdi ve boşaldı…         Sinan bilgisayarın önündeki koltukta oturuyordu, bense elim onun omzunda, kalçamı onun gövdesine yaslayarak, kadının orgazm feryatlarından etkilenmiş gibi yaparak omuzunu okşaya okşaya izlemiştim videoyu…          Sinan’ın  yüzü kıpkırmızıydı. Alnında boncuk terler birikmişti heyecandan… Kotunun önündeki kabarıklıksa hala aynı şekilde duruyordu. Film mi etkilemişti oğlanı bu kadar, yoksa filmi benimle yapışık bir halde izlemesi mi?         Ben de ondan farklı değildim. Filmdeki sahneler, sikişme  sesleri, kadının şehvetli inlemeleri, adamın hırıltıları beni de kendimden geçirmişti. Saç diplerime varıncaya kadar tüm vücudum yangın yeri gibi olmuş, yanıyordu adeta… Video bitince Sinan’a kısık sesle,         – “Hımmm… Güzel filmmiş…” dedim. “Peki sen böyle şeyler yaptın mı hiç Sinan? Bir kadınla seks yaptın mı?” diye sordum alacağım yanıtı bile bile…         – “Yapmadım Gül abla…” dedi utana sıkıla….         – “Ee, o zaman bu kadar azman normal…” dedim.         Demin dışarıda gezen, şimdi pantolonun içinde, önünü kabartan sikine tepeden, omzunun üstünden baktım. Yutkundum. Yakından görmek istedim onu….         – “Ayağa kalksana…” dedim. Ayağa kalktı, önümde durdu. Ama yüzüme bakamıyordu. Elimi çenesine götürüp başını bana çevirdim, gözlerinin içine baktım.         – “Sen şimdi hiç çıplak kadın da görmemişsindir” Başını sallayarak onayladı beni… “Peki ben o filmdeki sevişen kadından güzel miyim?” diye sordum. Afallayıp yüzüme baktı. Güldüm,          – “Cevap versene bana… Her fırsatta bana bakıp duruyorsun, farkındayım. Senin ilgini çekiyorum demek ki… Söylesene, sence güzel miyim ben, bakılacak kadar seksi miyim?”                                 – “Evet…” diye kekeledi. “Güzelsiniz Gül abla… Çok güzelsiniz… Tapıyorum size… Hayallerimin kadınısınız… Bu filmi bile kadın size benzediği için seçtim, kaydettim. Tekrar tekrar izliyorum.” Güldüm,         – “Kadını görünce anlamıştım zaten… Peki o zaman, sen de o koca sikli adamdan daha iyi olduğunu ispatla…” dedim, önünde diz çöktüm.         Şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Ellerimi pantolonun kemerine götürüp telaşla açtım, düğmesini fermuarını açıp pantolonunu külotla beraber biraz aşağıya sıyırdım. Kalkık siki külottan kurtulur kurtulmaz yay gibi dışarıya fırlayıp yüzüme, dudaklarıma çarptı. Yakından bakınca daha da büyük göründü gözüme alet..,         – “Vay be…” diye yutkundum. “Seninki baya büyükmüş Sinan…?” Heyecandan titriyordu koca yaraklı minik kuşum… Elimle sikinin gövdesini tuttum, parmaklarımın arasında kutsal asa varmış gibi, özenle… “Şşşt… Sakin ol bakayım… Korkma benden…” diyerek yatıştırmaya çalıştım gülümseyerek…         – “Korkmuyorum Gül abla… Ama çok heyecanlıyım, ilk kez, ondan…” dedi o da, kekeleyerek… İnceli kalınlı ergen sesi karıncalı çıkmıştı, öksürerek boğazını temizledi…         Dizlerimin üstünde duruyordum, yukarıya, yüzüne baktım. Yüzünde korku, utanç, zevk ifadeleri, dalgalar halinde gidip geliyordu. Sikinin gövdesini tutup ağzıma götürdüm. Dilimin ucunu başına değdirdim yavaşça… Dilimin sıcaklığını, ıslaklığını hissedince zevkle inledi. Başından aşağıya dilimle okşaya okşaya indim. Sarımsı tüylerle kaplıydı kasıkları… Belki traş bile olmamıştı daha…         Tekrar yukarıya çıktım, başını ağzımın içine hapsettim. Emdim. Ağzımın içinde dilimle yaladım. Bir yandan da gövdesinde, yumurtalarında parmaklarımı gezdiriyordum. Fazla sürmedi ama… Çocukcağız sanırım hayatında yaşadığı bu ilk orala daha fazla dayanamadı, dizleri titreye titreye, saçlarımı okşayarak boşalmaya başladı.         Ağzıma boşalttığı her sperm hücresini yalayıp yuttum. Öyle çok boşaldı ki… Sonra da dizlerinin bağı çözüldü herhalde, kendini yere bıraktı, sırt üstü uzandı kaldı… Nefes nefeseydi yattığı yerde…         Ayağa kalkıp yanına gittim. Yüksek topuklu terliklerimle göğsünün iki yanına ayaklarımı koyup tepeden baktım ona… Kloş mini eteğimin altından tüm çıplaklığıyla bacaklarımı, kadınlığımın dudakları arasında kaybolan kırmızı tanga külodumu seyrediyordu yattığı yerde… Güldüm, .         – “Ne kadar çok akıttın öyle?” dedim. “Epeydir boşalmıyorsun herhalde, dilimin okşamalarına bir dakika bile dayanamadın, baksana… Keşke önceden söyleseydin bana… Sana yardımcı olurdum, bu kadar beklemene gerek kalmazdı…”         Hala şaşkın şaşkın bakıyordu bana… Bakışları bir yüzüme, bir bacak arama gidip geliyordu. Eğilip ellerimi uzattım, çekip yavaşça yerden kaldırdım.         – “Sen şimdi hiç çıplak bir kadına dokunmamışsındır da…” diyerek ellerini aldım, ip askılı incecik bluzumun üzerinden sütyensiz memelerimin üzerine koydum, bastırdım. Gözleri iri memelerimde gezinirken parmakları hareketlenmeye, onları sıkıp mıncıklamaya ve aynı anda kasıklarıma bir sertlik değmeye başladı. Az önce ağzımda boşalan yarı inik erkekliği bir anda eski sertliğine kavuşuvermişti. Bunu görünce güldüm, elimi aramıza sokup sertliğini okşadım,         – “Bak sen yaramaza… Doymak bilmiyor bu… Yine istiyor ha?” dedim.         Sinan iki eliyle memelerimi okşarken ben de belinden tutup kendime çektim. Kabarmış, sertleşmiş organı eteğimin altından bacaklarımın arasına girdi. Apış aramdaki sertliği, yakan sıcaklığı hissedince inledim ben de… Bacaklarımı sımsıkı kapatıp o sertliği zevk üçgenimde sıkıştırdım, hapsettim. .         – “Nasıl güzel mi? Daha önce yapmış mıydın böyle bir şey?”         – “Hayır…” dedi. “Hayatımda ilk kez bir kadının orasına şeyim değiyor.”         İlk kez bir kadına, en samimi okul arkadaşının annesinin amına değiyordu aleti ve sikinin başının arkama kadar uzandığını hissedebiliyordum.  Memelerimi okşayan ellerini tutup aşağıya kaydırdım, kalçalarıma kadar indirdim.         – “Hadi şimdi öp beni… Alt dudağımı em…” diye inledim.         Acemice uzattığı dudaklarını dudaklarıma değdirdi, öpmeye çalıştı. Ben de yardımcı olmaya çalıştım acemi aşığıma… Dudaklarımı emmeye başladı. Her şey güzel gidiyordu. Dudaklarını bırakmadan öpüşmeye devam ederek, ellerimle bluzumun ip askılarını omuzlarımdan aşağıya çektim, bluzumu belime kadar indirdim.           Öpüşmeyi bırakıp hayranlıkla çıplaklığıma baktı. Sütyensiz dolgun memelerim dipdiri karşısındaydı şimdi. Ellerini uzatıp yoğurdu onları, eğilip uçlarını emdi. Her tarafını yaladı, dişledi. Uçları emdikçe kabardı, sivrildi memelerimin… Emdiği, ısırdığı yerler kızarmaya başlamıştı, .         – “Yeter artık canım…” diyerek engel oldum nefes nefese… Bıraksam saatlerce oynayacaktı memelerimle… “Kocam fark edecek yoksa morlukları görürse…” .         Sinan’ın üstündeki kalan giysileri de çıkardım, çırılçıplak soydum. Ben de yavaş hareketlerle, striptiz yaparcasına eteğimi, bluzumu çıkardım.  Bir tek tanga külodumla kaldım. Kalkık aletini sıvazlayarak soyunmamı izliyordu. Elimle belimi kalçalarımı okşayarak dikkatini, külodumun içindeki şehvetle şişip yumruk gibi olmuş, zevkten ıslanmış parlayan kadınlığıma çektim.         – “Hazır ol… Gerçek bir kadının zevk üçgenini yakından göreceksin şimdi…” dedim.         Minik külodumun iki kenarından tutup kalçalarımı kıvıra kıvıra, yavaşça aşağıya indirdim. Islak am dudaklarımın arasına giren külodun ağını kıstığı yerden kurtardım. Kırmızı minik külot dizlerime, oradan ayaklarımın dibine sıyrılıp düştü. Hafif tüylü amımı okşayarak küçük erkeğimin aç gözleri önüne serdim. Penisi daha da sertleşmişti sanki… .         – “Artık senin bu… Nasıl diyorsunuz kendi aranızda? Amcık mı?…” dedim kısık sesle… “Her yerim senin… İstediğini yapmakta özgürsün… Bana ne istersen yapabilirsin tatlım…”.         Kısa bir süre düşündü, ne yapmak istediğine karar verememiş gibiydi. Filmlerdeki pozisyonları, sahneleri hatırlamak istiyordu sanki… Sonra,         – “Şeyy…” dedi. “Gül abla… Göğüslerinizin arasında şey yapmak istiyorum…” Bunu duyunca güldüm, .         – “Önce sizi bizi bırak… Gül de bana… Sonra, ne yapmak istiyorsan söyle açık açık… Yoksa bırakır giderim. Adıyla söyleyeceksin ne istiyorsan…”         – “Peki… Gül… Tombul memelerinin arasına sikimi sokmak istiyorum. Bayılıyorum onlara… Hayranım…” İçim gıcıklandı,         – “Tamam, böyle söyle işte…” dedim. “Gel hadi…”         Yere uzandım. O da üstüme geldi, çömelip göbeğimin üzerine hafifçe alçaldı. Sikini dolgun göğüslerimin arasına sokup git gel yapmaya başladı. O uğraşırken ben elimle iki yandan memelerimi bastırıp zevk almasını sağlıyordum. İleri geldikçe ağzıma değen sikinin başını dudaklarımı açıp ağzıma alıyor, dilimle ıslatıyordum. Kayganlaşan aleti memelerimin arasında daha rahat gidip geliyordu. Yaramaz, iki meme ucumu da parmaklarının arasında ovalamayı akıl etti, ben de zevk almaya başladım. Bir süre git gel yaptıktan sonra boşalmak üzere olduğunu söyledi. .         – “Devam et… Boşal…” dedim.         Az sonra kasılmaya başladı yine… İlk damlalar alnıma, sonrakiler gözüme, dudaklarıma çarptı. Yağmur gibi yüzüme yağdırdı döllerini… Sona doğru sikinin başını ağzıma alıp emdim, boruda kalan son damlaları da çekip boşalttım erkeğimi… Nihayet bittiğinde yüzümdeki spermleri parmaklarımla tüm yüzüme yaydım güzellik maskesi yapar gibi… Doğrulup sırtımızı oğlumun yatağına dayadık oturduk, dinlendik bir süre…         – “Nasıl hissediyorsun? Güzel miydi? Hoşuna gitti mi?” diye sordum.          – “Güzeldi, bayıldım zevkten… Harikasın…” dedi. .         – “Şimdi ne yapmak istersin peki?” Bana bakıyordu, utangaçlığı gitmişti artık… İstek ve hevesle anında cevapladı sorumu… Gayet rahat bir şekilde,         – “Seni sikmek istiyorum…” dedi.         – “O da tamam… İstediğin gibi sikebilirsin beni… Ama bak,  bunlar aramızda kalacak, söz mü?”  Evet anlamında başını salladı. Saçını okşayıp dudaklarından öptüm. Kulak memesini dişlerken,         – “Bir erkek gibi davranır, sırrımızı saklarsan, ben de sana bir erkeğin bir kadından isteyebileceği ne varsa veririm. Şimdi… Beni nasıl sikmek istiyorsun peki? Aklında ne var?” diye sordum.         – “Bir de… Kalçalarının, götünün hayranıyım Gül… Onları hayal ede ede otuzbir çektim hep… Benim için domalır mısın? Arkandan girebilir miyim?”                                 – “Elbette canım… Lafı mı olur? Sana söyledim. Bugün ne istersen, benim için ne hayal kurduysan, hepsini yapıcaz…”         Aşağıya kayıp kucağına eğildim, yumuşamış sikini tekrar emmeye başladım. Ağzımın içindeki alet bu kez biraz daha geç kalktı ama yine de yavaş yavaş büyüdü, eski halini aldı. Artık sabırsızlanıyordum ve bir an önce amıma girmesini istiyordum bu güzel şeyin… İstediğim kıvamı alınca bıraktım emmeyi… Arkamı döndüm ve domalarak dişi bir köpek gibi erkeğime kalçalarımı salladım, başımı arkaya çevirip,         – “Hadi bakalım… Seni milli yapalım artık… Ama deliği bulabilecek misin?”         – “Merak etme sen Gül… Öyle çok film izledim ki…”         Kalçalarımdan tutup aletini am dudaklarıma değdirdi. Sikinin başını amımda hissettiğim anda içim ürperdi. Of… Sonunda… Biraz itti ama aşağıya kaydı aletin başı… Tekrar denedi, olmadı. Başımı yerdeki halıya dayayarak destek aldım, iki elimi arkama götürdüm. İki parmağımla am dudaklarımı ayırıp iyice açtım, gösterdim. Orta parmağımı içine soktum,         – “Bak burası canım… Buraya, yuvasına sok sikini… Hadi artık…” diye inledim.         Vakit kaybetmeden gösterdiğim yere dayadı sikini, başı bir anda içime girdi. Ateş gibi yanıyordu oğlanın siki, tokmak gibiydi amımın kapısında… Gözlerimi yumdum, zevkle inledim…         – “Mmmm… Güzeel… Hadi, şimdi yavaş yavaş ilerle aşkım…” dedim.         Sanki ben yavaş olmasını söylememişim gibi heyecan içindeki genç aşığım, kalçalarımdan tutup sikinin kalanını bir hamlede gömdü içime… Velet canımı yakmıştı,                                 – “Ahhh… Yavaşş… Canımı yaktın hain çocuk… Ne kadar büyük sikin varmış senin…” diye cilvelendim. Kocamdan biliyordum, ben böyle konuşunca havaya girer,  sikinin  büyüklüğünden gurur duyar, beni daha güzel sikerdi hep…  Hareketsiz bekliyordu. “Hadi devam etsene… Aldırma sen bana… Hem canım yanar, hem zevk alırım ben… Hadi sik beni…”         Ve sikmeye başladı. Üstüme eğilip filmlerde gördüğünü yapmaya, memelerimi sıkmaya, arkamda gidip gelmeye başladı. Harikaydı… Zevkten inliyordum. İlk olmasına rağmen güzel sikiyordu oğlan… Kim ne derse desin, pornoların faydası vardı, güzel öğreniyorlardı çocuklar…   Güzel güzel sikti beni bir süre…         Üzerime abandıkça dizlerim acımaya başladı. Öne eğilip sikini içimden çıkardım. Yere yatmasını istedim. Sırtüstü yatırdım. Havaya mızrak gibi dikilen sikinin üstüne çıktım. Dizlerimin üstünde alçalıp aleti bir anda içimde kaybettim. Dudaklarımı ısırıyordum zevkten… Zıplamaya başladım. Oturuyor, kalkıyor, kalçalarımı sağa sola çalkalıyordum. Amımın bütün duvarları sikinin kalınlığını hissediyordu. İyice hızlanmaya başladım.         O anda telefonu çaldı. Pantolonu yanımızda duruyordu, arka cebindeki alet ötmeye devam edip duruyordu. Sinirlerim bozuldu,         – “Aç şunu hadi…” dedim sinirle… Aldığım zevkin yarıda kalmasından, zirveye ulaşamamaktan korkuyordum. Tereddüt etti açmak için, “Aç…” diye bağırdım o sinirle…         Uzanıp aldı, açtı telefonu, kulağına götürdü. Ben durmamıştım, sikinin üstünde zıplamaya devam ediyordum. Üzerine eğilmiş tüysüz göğsünü yalıyor, göğüs uçlarını emiyordum erkeğimin…  Telefondaki oğlumdu, sesini duyabiliyordum. Sinan kekeleyerek,         – “Aloo… Hakan?” dedi. Sesi soluk soluğaydı ben üstünde oturup kalkarken… Gözlerini devirerek durmamı işaret etti, aldırmadım.         – “Nerdesin oğlum?” diyordu benim oğlan… “Sesin kesik kesik  geliyor… Koşuyor musun?”         Sinan ne diyeceğini, nasıl konuşacağını şaşırmıştı.  Telefonda en yakın arkadaşına laf anlatmaya çalışırken, arkadaşının azgın annesi yarağının üstünde bir orospu gibi oturup kalkıyor, zevkten delirtiyordu. Cümle kurmaktan acizdi o anda…          Benimse hoşuma gidiyordu onu böyle çaresiz bırakmak… Dudaklarımı yanaklarında, kulak memelerinde gezdiriyor, öpüyordum o konuşurken… Gıdıklanıyor, başını kaçırırken konuşmaya çalışıyordu,         – “Ee… Şey… Yoldayım, hızlı yürüyorum. Size geliyorum…” diye geveledi ağzının içinde…         – “Ya, ben bir saat falan gecikicem, okuldan kızlara takıldım. Offf… Oğlum, ne kızlar var ya… İlah gibi… Neyse gelince anlatırım sana… Annem evdedir, kapıyı açar. Ben gelene kadar takıl sen… Kapıyı kilitler, işini görürsün… Kusura bakma, tamam mı?”           – “Tamam, tamam kanka… Sen dalgana bak… Biz Gül ablayla otururuz, bilgisayara takılırım…” dedi, kapattı telefonu… Körpe dudaklarına yumuldum,         – “Gül ablan oturuyor, ama sikinin üstünde…” dedim gülerek… O da dayanamayıp güldü,         – “Evet Gül ablacım… Sikimin üstündesin… Oğlunun anasını   sikiyorum…” dedi. “Az kaldı beni kankama madara edecektin Gül hanım… Görürsün sen şimdi… Sen misin gülen?”         Beni belimden tutup kaldırıverdi. 16 yaşındaydı ama baya güçlüydü oğlan… Abaza kuvveti vardı. Kaldırıp oğlumun yatağına attı beni… Dizlerimi iki yana açıp erkeğimi bekledim heyecanla…                                 Bir süre dudakları açılmış ıslak amıma baktı hayran hayran… Sonra, az önce içimden çıkan ıslak, göbeğine doğru kalkmış sikiyle bacaklarımın arasına girdi. Tekrar bir hamlede sikini soktu amıma… Hızla, hırsla gidip gelmeye başladı.         Uzun yarağı içimde gidip gelirken ben yine kendimi kaybettim, inlemeye, bağırmaya başladım. Sinan da belki benim inlemelerimden gaza gelerek o da zevkle inliyordu kulağımın dibinde… Az önce dölleriyle ıslanan yanaklarımı, dudaklarımı öpüyor, şehvetle kemiriyordu. Dilini ağzımın içine sokup dilimi emerken, bir eliyle memelerimi sıkıyor, acıtacak derecede mıncıklıyordu.         Amımdan, göğüslerimden, dudaklarımdan her yerimden zevk alıyordum. Oğlana acemi demekle hata yapmıştım ben… Nerdeyse kocamdan daha iyi sikiyordu velet… Başım dönmeye başlamıştı. Bacaklarımı beline sardım, kocamanını içime, daha derinlerime gömmesini sağladım. Artık gücümün tükendiğini hissediyordum. O da hızlanmaya başlamıştı iyice… Sonunda orgazm oldum.         Boynuna sımsıkı sarıldım. Kalçalarımı deli gibi indirip kaldırarak… Sarsıla sarsıla… İnleye inleye… Omuzunu dişleyerek boşaldım. Ben biterken o gelmeye başladı. Zevk sularımdan iyice kayganlaşan amımı kasıp bırakarak sikini sağıyor, tırnaklarımı bacaklarımın arasında kısa kısa inip kalkan, kasları taş gibi olmuş kalçalarına batırıyordum. Onun elleri de altımda, kalçalarımdaydı. Dudakları boynumda zevkle inlerken, koparacak gibi sıkıyordu kabalarımı…         Unutulmaz bir orgazm yaşamıştık beraber… Uzun süre öylece kaldık. Nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Yavaş yavaş sakinleşip düzene girdi solumalarımız… Siki küçülene kadar üstümde, bacaklarımın arasında, öylece yattık. En sonunda yana devrildi. Yan yana, sırtüstü tavana bakarak yattık bir süre… Oğlumun yatağında, onun arkadaşıyla çırılçıplak yatıyordum. Kendimi azgın bir orospu gibi hissettim.         Başımı çevirip ona baktım. Havanın sıcaklığından, boğuşmamızdan ter içinde kalmıştık. Tüysüz göğsünde minik ter damlacıkları vardı. Elimi uzatıp bir damla terini aldım, dudaklarıma götürüp tuz tadını dilimin üzerinde hissettim. O da minnet dolu gözlerle bana bakıyordu. Gülümseyerek,          – “Ne hissediyorsun?” diye sordum.         – “Hiç gökyüzüne bu kadar yakın olmamıştım. Havalarda uçuyorum sanki… Beni zevkten uçurdun… Teşekkür ederim.”         Gülmeye başladım. Hoşuma gitmişti söyledikleri… Dönüp sarıldım sımsıkı… Başımı göğsüne koydum. Kalbinin atışlarını duyabiliyordum kulağımda… Kırmızı ojeli tırnaklarımı karın kaslarında gezdirirken konuşmaya başladık.         – “Farkında mısın? En yakın arkadaşının annesini bağırta bağırta siktin. Hem de içime boşalttın döllerini…”                                Telaşlandı, korku dolu bir sesle,         – “Yoksa? Hamile mi kalacaksın benden?”  Bunu duyunca daha çok güldüm, kahkahalarla…         – “Hayır, aptal şey… Öyle olsa içime fışkırtmana izin verir miydim hiç? Doğumdan sonra bağlattım, çocuğum olmaz benim…” Parmağımı dudağına koyup, “Ama kızlarla sikişirken dikkat et, prezervatif kullan, tamam mı canım? Yoksa başın derde girer zevk alayım derken… Hem bulaşıcı hastalıklar da var işin içinde…” Göğsüne yayılan uzun kızıl saçlarımı okşayarak,         – “Senden sonra başka kadına gidemem ki… Senin verdiğin zevki onlardan alamam…” dedi. Sevgiyle sarıldım oğlana… Öptüm.         – “Gideceksin aşkım… Her zaman olmaz bu… Bir defaya mahsus seviştik seninle… Benden öğrendiklerinle diğer çocuklardan önde olacaksın. Yaşıtın kızlarla ne yaptığını bilerek sevişeceksin. Öpüşüp koklaşacaksın. Aşık olacaksın. Ben de öğrencimle gurur duyacağım. Hadi kalk şimdi, banyo yapalım”         Kalktık, banyoya gittik. Beraber girdik banyoya… Geniş banyo küvetinin içinde kendi çocuğumu yıkar gibi özenle köpüklere boğdum, yıkadım. Mis gibi kokunca dayanamadım, bir defa da banyoda, köpüklerin arasında seviştim onunla… Tekrar duşun altına girdik.         O kurulanıp giyinirken ben de aceleyle giyinip oğlumun odasını düzelttim, yatağın çarşaflarını değiştirdim. Biraz sonra da Hakan geldi. Odaya kapandılar. Uzun bir süre vakit geçirdiler. Ben de mutfakta oyalandım, yaşadığım şehvet dolu saatleri hatırlayarak…                                 Hakan tuvalete girdiği bir sırada mutfakta sıkıştırıp dudaklarından öptüm, sarıldı bana… Yine utangaç davranıyordu. Fısıltıyla konuşuyorduk oğlum duymasın diye…         – “Hakan’ın yüzüne bakamadım Gül abla, kendimi suçlu gibi hissediyorum. Dediğin gibi, en yakın arkadaşımın annesini siktim… Vicdan azabı…” dedi. Şehvet bitmiş, tekrar Gül ablası olmuştum. Ben de sevgiyle sarıldım ona,         – “Sakın… Bunu ben istedim. Beni öğretmen gibi düşün. Uygulamalı seks öğretmeni… Sen de yaşına göre baya iyiydin doğrusu… Sınıfı geçtin yavrum… Üzme kendini… Sakın dert etme…Tamam mı?” dedim.  Başını salladı,         – “Peki… Tamam…” dedi. Gülümseyerek öptüm yine,         – “Bir defaya mahsus demiştim ama… Ne yalan söyleyeyim, tadı damağımda kaldı doğrusu… Aşkım… Ara sıra haberleşelim, uğra bana… Ders tekrarı yapalım. Sana yeni şeyler öğreteyim. Öğreneceğin o kadar çok şey var ki…”         – “Ah Gül abla… Öyle mutlu ettin ki beni… Şimdiden sabırsızlanıyorum seninle sevişebilmek için…”         Kapıdan uğurlarken bana bakan gözlerinde teşekkür ifadesi vardı, anlamlı anlamlı, sevgiyle bakıyordu bana… Göz kırptım suç ortağıma… Genç sikicimi, öğrencimi hayata gönderdim.         Belki ileride onun da bana öğretecek bir şeyleri olabilir. Belli mi olur? Öğrenmenin yaşı yok derler…

Üvey oğlumun zenci arkadaşına apartman boşluğunda verdim

Seks yapmak insan oğluna doğuştan public agent gelen bir ihtiyaçtır. Çünkü cinsellik her insan için bir ihtiyaçtır. Durum böyle olunca da cinsellik her insan için bir rahatlama yolu oluyor. Seks yapamayan insanlar genelde kendilerini mastürbasyon yaparken bulurlar bu şekilde de kendinizi tatmin brazzers porno etmeniz elbette mümkündür. Ancak mastürbasyon sırasında porno izlemeniz sizi daha fazla uyaracak ve daha fazla zevke getirecektir. Zevk aldığınız sürece asla boşalma isteğiniz azalmaz. Bu isteğinizin azalmaması için de gerçek bir porno sitesinden iyi ve kaliteli pornolar izleyerek kendinizi tatmin edebilirsiniz. Ancak hd kalitede pornolarla daha büyük zevk alabilirsiniz. Çünkü kaliteli Türkçe altyazılı porno pornolar oldukça nettir ve size daha fazla görüş seçeneği sunar. Bu sebeple sitemize girdiğiniz anda bu sitenin ne kadar ayrıcalıklı olduğunu farkedebilirsiniz. Örneğin hd porno ile en iyi Rus porno videolarını izleyebilir, kendinizi canınızın istediği her an tatmin edebilirsiniz.